Döviz
|
USD |
|
Alış :1.5033 |
|
Satış :1.5106 |
|
EUR |
|
Alış :1.9179 |
|
Satış :1.9272
|
|
Milli Eğitimde Millileşen Sorunlar
Yazar |
: Erhan ATAÇ |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 148 |
Tarih |
: 16 Ocak 2009 14:13 |
İçinde bulunduğumuz Eylül ayı okula yeni başlayanlar için heyecanlı bir adım, bir üst sınıfa geçenler için büyümenin göstergesi ve arkadaşlara duyulan özlemin sonu, ortaokul ve liseye gidenler için yeni yeni başlangıçlar, üniversiteyi kazananlar için hayallerin gerçekleşmesi, geleceğe umutla bakabilmenin ve başarmanın yüzlere verdiği huzur…
Bugün hepimiz saydığım bu aşamalardan birer birer geçtik, hepimiz aynı duyguları paylaştık ve yaşadık, peki bugün ülkemizdeki milli eğitimin geldiği boyut nedir, heyecanlar hep aynı da ya eğitim sistemi de aynı mı? Yoksa bugün daha gelişmiş sistemlerimi kullanıyoruz, ya da başladığımız noktadan daha da mı gerideyiz?
Eğitim bir ülkenin geleceğine, bir milletin kaderine yön verecek kadar hayati bir husus. Öneminin kelimelerle anlatılamayacağı eğitim ülkemizde içler acısı bir yara halini almıştır.
İlk olarak eğitimin içi boşaltıldı, 5 yıl önce eğitim alan öğrenci ile bugün eğitim alan öğrenci arasında büyük farklılıklar var, günümüzde eğitim sadece okulu takdir veya teşekkürle geçmek diye düşünülürken, bundan 20–30 yıl öncesinde eğitim bir öğrencinin kendisini sosyal, sanatsal ve düşünsel yönden geliştirmesi anlamına geliyordu. O zamanlar okumak, araştırmak ve belirlenen hedefe göre çalışmak vardı. Şimdi de araştırıyoruz ama google’dan.
Eğitimde ikinci sorun öğretmen yetersizliği, ülkemizde bunca üniversite mezunu olmasına rağmen hala bu sorunumuz çözülemedi, bir defa şunları belirteyim her üniversite mezunu öğretmen olamaz, her eğitim fakültesi mezunu da öğretmen olamaz, fakat bir ziraat mühendisi, bir makine mühendisi de öğretmen yapılamaz. Ülkemiz terslikler ülkesi ya bizde olur böyle şeyler, bizim atama mekanizmalarımızda çalışmıyor, bir ülkede iltimas varsa gıda mühendisi tarih öğretmeni olur, biyoloji mezunu Türkçe öğretmeni olur yani herkes her istediğini olur.
Eğitim sistemimizin fiziki sorunları da var okullar yetersiz, sınıflar kalabalık, eğitim araç ve gereçleri yetersiz saymakla bitmez. Sorun aramak istersek sorun çok…
Öğrenci temelden gerektiği gibi eğitim alırsa o zaman eğitim amacına ulaşmış olur, bakıyoruz ülkemize temelde sıkıntı var, tavan da ise sıkıntı daha büyük, üniversitelerimiz ve üniversitelilerimizin hali de içler acısı, bin bir zorluk ve umutlarla kazanıyorsun sınavı, 4 yıl okuyorsun ve bakıyorsun ki 4 yılın sonunda hala başladığın noktadasın, burada olmanın nedenleri arasında ilk sorumlu sensin, daha sonra kendini geliştirmeyen hocaların, 20 kişilik sınıfa 50 kişi dolduran YÖK, sana uygulama imkânı sağlamayan üniversite, meslek tanımı olmayan bir ülke, bütün mesele bu…
Ben üniversite mezunuyum, bugüne kadar kaba bir hesap yaptım, öğrenim hayatım boyunca 600’e yakın sınava girmişim bunların yanında, 1 defa OKS, 1 defa DPYS, 2 defa ÖSS, 1 defa DGS, 1 defa LES, 3 defa KPSS sınavına girmişim, düşünün 3 saatte geleceğimizi planlıyoruz, çünkü eğitim sistemi de biliyor ki 16–17 sene okullarda dirsek çürütmek yetmiyor bize, orada aldığımız eğitim yetersiz.
Bugün bu yazıyı yazmak ta ki amacımız kesinlikle tek taraflı bir eleştiri değildir, suç ilk olarak bizde, daha sonra sistemde arıyoruz hatayı, hepimiz suçluyuz, kabul ediyoruz, bugün sistemin başında olanlar dün bizim gibi düşünüyordu fakat baktılar ki ortalık toz duman nerden tutsan elinde kalır bir sistem, oysa genç cumhuriyetin o ilk eğitim neferleri böylemiydi, önlükleri siyahtı ama yürekleri beyaz sayfalardan oluşuyordu, okumanın ve okutmanın değerini biliyorlardı, hani Çanakkale’de şehit olan tıbbiyelilerden de bahsediyorum. O zaman eğitim milli bir eğitimdi hani gerçek anlamında milletçe eğitim, milleti eğiten milli eğitim, şimdi milli olmaktan çıktı eğitimimiz. Ne coğrafyamızı biliyoruz ne tarihimizi, zaten Türkçemizi konuşamıyoruz bile, milli unsurlarını yok ettik eğitimimizin…
Her şeye rağmen hep bir umut vardır, evet umut var, bunca zorluklara rağmen, sistem hatalarına rağmen, üç saatlik sınavlarda %100 başarı sağlayan, profesörlerin iki saatte çözemediği ÖSS sorularını iki dakika da çözen çocuklarımız var, eğer sistemimizi düzeltirsek ve eğitimimiz yeniden milli eğitim olursa bu ülkeye güneş gibi doğacak çocuklarımız var…
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu Yazarın Önceki Yazıları |
Son Haberler |
|
|
|
|

|