Döviz
|
USD |
|
Alış :1.5033 |
|
Satış :1.5106 |
|
EUR |
|
Alış :1.9179 |
|
Satış :1.9272
|
|
Bağımsız Türkiyemin Bağımlıları
Yazar |
: Sertaç KOT |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 201 |
Tarih |
: 26 Mayıs 2009 20:19 |
Hep dünyayı değiştirecek büyük önemli insan olarak görürüz başlarda kendimizi. Tam ergenlik döneminde delikanlı olmanın getirdiği sorumlulukla derin konulara dalar dalar dururuz ve çıkamayız. Ne yaşadığınızı anlatamazsınız, kolay değildir o yaşlarda o büyüklüğü ifade edebilmek.
Hani hep örnek gösterilir ya bize “Fatih” ve derler ya “Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın” diye. Derler derler de ne demek istediklerini bilmezler aslında. Ben böyle yorumluyorum, bu sözleri bizlere söyleyerek bizleri kamçılama düşüncesiyle biraz da aşağılar tavırla perde arkasından “bir işe yaramazsınız” anlamını vururlar suratınıza. Bu anlamı herkes çıkaramaz, o yüzden çoğu “öff be adam saçmalıyor yine” deyiverir.
Hani dünyayı değiştirecek ben, hani değişime hazır olmayan dünya. Asıl değiştirilmesi gereken dünya değilmiş meğer, bir kere yanlışı orada yaptık biz, direk olarak dünyayı hedefimize aldık. Değişim gereken, değişmesi gereken dünya değildi, kendi öz vatanımızdı, vatanımız insanı değişmeliydi. Vatanımız değiştiğinde dünya değişecekti, çünkü bu çok kere olmuştu, Selçuklu’da Osmanlı’da bu tablo oluşmuştu. İnsanımız değişmişti, dünya değişmişti. Onlar ki vardılar dünyada sulh hakimdi, bugün ise benim vatanım değişmeli kendine gelmeli ki dünya değişebilsin.
Ulu önder Atatürk ile bir değişim başlamıştı... o çok uğraştı, savaştı, galip geldi ama cehalete mağlup oldu. Kanlarıyla topraklarını sulayarak ülkem insanı bağımsızlığını ele almıştı, alamadı, aldığını sandı…
Biz bağımsız mıyız ?
Ben bağımsız olduğumuzu bir türlü düşünemiyorum… istediğimiz gibi bir Türkiye değil var olan, her şey adil değil, hak ettiğini alamıyor her haklı olan. Mağlup olduk kendi kanımızla yedi düvele… hem kanımızı akıttılar hem de emiyorlar… ne yazık o dönemde Atatürk’ün savaştığı İngiliz mandası rızalıları bugün de sahnede ve oyunlarını oynuyorlar… yetiştirilmişler, profesyoneller. Halkın içinden gelmişler, halktan biriler… öyle söylüyorlar, öyle gösteriyorlar kendilerini…
Dedelerimizin kanlarının döküldüğü topraklar kiralanıyor, satılıyor parsel parsel bölünüyor, belli mi olur bakarsınız bugün mayınlı arazisini israile kiralayan yarın Anıtkabiri kiralar…
Acı mı geldi…?
Ne yazık. Birileri bu insanlara “o bizum uşağumuzdur” diyor… desinler. Kabil de Hz. Adem’in uşaği idi… sivri sinek saz.
Ben korkuyorum artık, bize en az 10 Atatürk lazım. Bu günlerde onun geniş perspektifine ihtiyacımız var, bu günlerde yüzyıl ileriyi görebilen Atatürklere, Fatihlere, Yavuzlara, Alparslanlara ihtiyacımız var…
20 yıl önce diktiği mayınları, 20 yıl sonra sökebilecek teknolojosi olmayan bir silahlı kuvvetsizler de varsın olmasın…
Ağır mı geldi…?
Sorulara cevap veremeyenler, sahnede seslerini yükselterek “bunlar ancak konuşur” derler. Desinler… bu millet sesini yükseltene her daim terbiyesini vermiştir, bugün de verir, vermez ise yarın verir… inşallah verir.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu Yazarın Önceki Yazıları |
Son Haberler |
|
|
|
|

|