Ramazan ayı biz Müslümanların hayatında seçkin bir yeri olan çok müstesna bir ay’dır. Müslümanlar bu ay’ın girmesiyle diğer aylara göre daha farklı bir yaşantı içine girerler. Ramazan ayı’nın girmesiyle imanımızın nuru dahada ziyadeleşerek, iyiliklerimiz çoğalır, kötülüklerimiz azalır, yoksullara ve ihtiyaç sahiplerine yardım elleri uzatılır, merhamet duygularımız artar ve bu ayda çevremize ve içinde yaşadığımız topluma karşıdaha yararlı bir kişi olmak için gayret gösteririz.
İslam dinin beş temel esasından biri olan Oruç, bu ay’a tahsis edilmiştir. Her ibadette olduğu gibi, oruç ibadetindede fert ve toplum için pek çok yararlar vardır. Kur’an-ı kerimde, oruçtan ve oruç’un hikmetlerinden bahs edilirken, ‘’Umulurkioruçla günahlardan korunursunuz.’’ buyurulmuş ve oruç sayesinde insanın günah işlemekten, başkalarına zarar verip haksızlık yapmaktan sakınacağı duyurulmuştur.
İslamın beş şartından kelime-i şehadeti çıkartırsanız, diğerleri (Namaz, Oruç, Zekat ve Hac) hakkındaki ayetlerin hepsinde, insanların günahlardan korunmasından, ahlaklı ve dürüst olmasından, birbiriyle iyi geçinmelerinden ve kötülüklerden arınmalarındanbahs edilir.
Ayrıca oruç ibadetinin sağlık açısındanda insana büyük faydası olduğunu sevgili peygamberimiz,’’ Oruç tutunuz ki sıhhat bulasınız.’’ Buyurarak orucun tedavi yönünede dikkatlerimizi çekmiştir. Bütün gün çalışarak yorulan organlarımızı uyuyarak dinlendirdiğimiz gibi, bir yıl durmadan çalışan mide ve sindirim organlarımızda oruç sayesinde dinlenir ve görevlerini daha iyi yapma imkanı kazanır. Eğer insanı bir fabrika gibi bir imalathane gibi düşünecek olursak, bu fabrikanındadaha iyi çalışabilmesi için bir bakıma ihtiyacı olduğunu unutmamakgerek. Zaten günümüzdede perhiz ve diyet’in en etkili tedavi yöntemi olduğuda hepimizin malumudur.
İslam dini insana bu kadar faydası olan bu denli değerli ibadeti insanlara anlatırken, bunun yanında, çocukların, hastaların, yolcu (misafir) olanların, hamile ve çocuk emziren hanımların,oruç tutmamalarınıtavsiye etmiştir. Çünkü her Müslüman bilirki İslam dinindeki ibadetlerde zorlama yoktur.
Burada hatırlatmadan geçemeyeceğim, bazı nedenlerden dolayı oruç tutmayan insanlarımızdamuhakkakki toplumumuzda mevcuttur. Bunların asla oruç tutanlara karşı saygıda kusur etmemelerinin gerektiğini bilmeleri icap eder.
Yurtdışı görevindeyken, ramazan ayı gelmeden yaşadığımız şehrin Belediyesini, Emniyetini ve Kilise yetkililerini ziyaret eder, onlararamazan ve oruç hakkında bilgi verirdik, ve onlardan şunu isterdik, bizler bir ay boyunca oruç tutup teravih namazı kılacağız ve sonundada bayram namazımız var, dolayısıyla komşularımızaistemeyerekte olsa rahatsızlıkvermiş olabiliriz bu hususta bizleri bir ay mazur görmelerini kendilerinden istirham ederdik, ve gerçektende kilise yetkililerihafta sonu vaazlarında bizim bu istek ve arzularımızı kiliseye gelen cemaatlerine anlatırlar, bizlere bir ay saygı duymalarını onlardan isterlerdi.
Hatta ramazan ayına denk gelen cami ziyaretlerinde biz oruç tutuyoruz diye onlarda bizim ikramlarımızı kabul etmezlerdi.İşte bu saygının kat kat fazlasını bizim insanımız birbirine göstermedikce imanda kemale ermiş olamayız.
Bizler Müslümanlar olarak, yüce rabbimize bizi böyle değerli bir ay’a kavuşturduğu için sınırsızca teşekkür ediyoruz. Geçtiğimiz ramazan ayında aramızda olupta orucunu köylümüzle komşumuzla tutan, ancak bu sene aramızdan ayrılmış olan köylü ve komşularımıza Allahtan rahmet diliyor, mekanları cennet olsun diyorum.
Bundan sonraki Ramazan ayına erişip erişemeyeceğimizi bilemiyoruz, ömrümüzün ne kadarı gitti ne kadarı geriye kaldığı hakkında kesin bir bilgimiz yok, bunun içinidrak ettiğimiz bu mubarek ramazan ayını en iyi şekilde değerlendirmeye çalışmalıyız.
Bu vesileyle Ramazan ayının başta köylülerimiz ve komşularımız olmak üzere tüm insanlığa barış ve huzur getirmesini cenabı Allahtan niyaz ediyorum.